Rize'ye giden çoğu gezginin kafasındaki soru aslında tek: "Şu yeşil tepeleri gerçekten yakından görebilir miyim, yoksa sadece yoldan fotoğraf mı çekeceğim?" Kısa cevap, görebilirsiniz. Uzun cevap ise mevsime, hangi vadiye girdiğinize ve aracınıza bağlı. Karadeniz'in bu köşesinde çay tarımı bir manzara unsuru değil, hâlâ süren bir geçim biçimi; yaylalar da tatil köyü değil, yazın hayvancılık için çıkılan gerçek yerleşimler. Aşağıdaki sorular, planınızı bu iki gerçeğin üzerine kurmanıza yardımcı olacak.
Rize'de çayın olmadığı bir yamaç bulmak zor. Ama "her yerde var" olması, her yerin gezilebilir olduğu anlamına gelmiyor. Bahçeler dik, patikalar dar ve çoğu özel mülk.
Yaş çay hasadı genellikle mayısın ikinci yarısında başlar ve sonbahara kadar birkaç sürgün hâlinde devam eder. Bahçelerin en canlı, en parlak yeşil hâlini görmek istiyorsanız mayıs sonu–haziran ile temmuz sonu civarı iyi seçimlerdir. Hasat zamanı yollarda çay yüklü araç trafiği artar, alım yerlerinde kuyruk olur; yani manzara kazanırsınız, hız kaybedersiniz. Sakinlik arıyorsanız eylül sonu ve ekim başı da güzeldir: yaprak hâlâ yeşildir, kalabalık azalmıştır.
Bahçeler tapulu tarım alanlarıdır. Yol kenarındaki setlerden bakmak, fotoğraf çekmek sorun olmaz; ama sıraların arasına dalmak, dal kırmak ya da yaprak koparmak doğru değil. En pratik yöntem, çalışan bir aileye selam verip izin istemek. Çoğu zaman çay toplama makasını elinize tutuşturup birkaç dakika denemenize izin ederler. Şehir merkezindeki düzenlenmiş çay bahçesi alanları, çay fabrikası çevresindeki seyir noktaları ve köy yollarının üstündeki teraslar ise herkese açıktır; ilk deneyim için bunlar yeterli.
Sadece bahçeyi görmek eksik kalır. Bardaktaki çayın nasıl oluştuğunu anlamak isteyenler için birkaç seçenek var:
Rize çay bahçesi yayla rotası genelde aynı mantıkla kurulur: sahilden içeri, vadiyi takip ederek yukarı. Çamlıhemşin üzerinden Fırtına Vadisi'ne girip yükselmek en klasik hattır. Ama "hangi yayla" sorusunun cevabı, ne aradığınıza göre değişiyor.
| Yayla | Kime uygun | Notlar |
|---|---|---|
| Ayder | İlk kez gelen, konforlu konaklama isteyen | Kalabalık ve gelişmiş; kaplıcası var, üs olarak kullanılabilir |
| Pokut / Sal | Ahşap ev ve bulut denizi manzarası arayan | Yol dar, son kısım zorlu; konaklama sınırlı, rezervasyon şart |
| Gito | Kısa yürüyüş ve piknik isteyen | Sisli havada görüş çok düşer |
| Elevit / Çat | Uzun rota ve dağ yürüyüşü sevenler | Yüksek rakım, hava hızlı değişir |
| Kavrun / Palovit çevresi | Şelale ve buzul gölü hedefleyen | Yürüyüş ayakkabısı ve erken çıkış gerekir |
Ayder'e kadar asfalt yol düzgündür ve normal binek araçla rahatça gidilir; yaz aylarında belirli bir noktadan sonra araç girişi kısıtlanıp servisle devam edilebilir. Pokut, Sal, Hazindak gibi yaylalara giden yollar ise dar, virajlı ve yer yer stabilizedir. Alçak şasili bir otomobille çıkanlar oluyor, ama yağmurdan sonra çamurda zorlanırsınız. Güvenli seçenek, Çamlıhemşin veya Ayder'den 4x4 transfer ayarlamak. Sürüş yapacaksanız korna kullanın, virajlarda geri kaçacak alanları not edin ve gece