Fethiye'ye ilk kez gidenlerin çoğu aynı soruyu soruyor: "Ölüdeniz'i gördüm, gerisi de aynı mı?" Cevap net bir hayır. Ölüdeniz tek başına bir plaj değil, en az beş farklı karakterde kıyının toplandığı bir bölge; Fethiye merkeze doğru ilerlediğinizde ise tamamen başka bir kıyı tipiyle karşılaşıyorsunuz. Aşağıda, ölüdeniz fethiye plaj arayışında sık sorulan soruları sırayla ele alıyoruz: hangi koy kime uygun, nasıl gidilir, ne kadar zaman ayırmak gerekir.
Ölüdeniz denince akla gelen o kartpostal görüntüsü aslında iki ayrı kıyının birleşimi: halka açık Belcekız Plajı ve Tabiat Parkı içindeki lagün. İkisi yan yana ama deneyimleri farklı.
Belcekız, dolmuşun sizi bıraktığı noktanın hemen önünde başlıyor. Girişi ücretsiz, arkasında kafeler, duşlar, tuvaletler ve şezlong işletmeleri var. Su hızlı derinleşiyor, dalga zaman zaman oluyor. Yani "iner inmez denize gireyim, öğle yemeği de yakınımda olsun" diyen için doğru adres.
Lagün (Kumburnu) ise Tabiat Parkı sınırları içinde, giriş ücretli ve araçla girmek ayrıca ücretlendiriliyor. Buradaki su neredeyse durgun; dip uzun süre sığ gidiyor. Küçük çocuklu aileler, yüzme konusunda çekingen olanlar ve fotoğraf için o meşhur turkuaz tonunu arayanlar için ideal. Bir uyarı: lagünün iç kısmında su daha az sirkülasyon aldığı için yaz ortasında ısınıyor ve serinlemek isteyen kimi ziyaretçiler bunu "sıcak çorba" diye tarif ediyor.
Kıdrak Koyu, Ölüdeniz'den yaklaşık 3 kilometre ileride, çam ormanının denizle buluştuğu ücretli bir plaj. Çakıllı, suyu berrak ve Belcekız'a göre belirgin biçimde sakin. Araçla gidilebiliyor, otopark var; dolmuş seferleri sezona bağlı olarak seyrekleşiyor, dönüş saatini önceden sormakta fayda var.
Kabak Koyu ise işin daha "vahşi" ucu. Faralya üzerinden virajlı bir yolla tepeye çıkılıyor, oradan aşağı ya yürüyerek (dik, 20-30 dakika) ya da bungalov işletmelerinin servisiyle iniliyor. Kendi otomobilinizle dik yola girmeden önce aracın frenlerine ve motor gücüne güvenmeniz gerekiyor. Karşılığında bulacağınız şey: birkaç kamp-bungalov, minimal altyapı ve neredeyse boş bir kıyı.
Kelebekler Vadisi'ne iki yol var. Birincisi Ölüdeniz'den kalkan tekne seferleri; günde birkaç kez sefer yapılıyor ve dönüş saatini kaçırmamak kritik, çünkü vadide konaklama kapasitesi sınırlı. İkincisi Faralya'dan başlayan halatlı iniş patikası; teknik tırmanış bilgisi gerektirmese de kaygan, dik ve düşme riski taşıyan bir rota. Spor ayakkabı, su ve iyi bir denge duygusu şart. Kararsızsanız tekneyi seçin.
Fethiye'nin kendi merkezinde geniş bir kumsal beklemeyin; şehir bir körfezin dibinde, kıyısı liman karakterinde. Ama merkeze 10-30 dakika mesafede birbirinden farklı koylar sıralanıyor.
Evet, hem de en pratik seçeneklerden biri. Fethiye merkezden düzenli dolmuş var, ayrıca sezonda körfezi geçen su taksileri çalışıyor. Çalış uzun, düz, kum-çakıl karışımı bir kıyı; arkasında yürüyüş yolu, restoranlar ve pansiyonlar dizili. Rüzgâr öğleden sonra sertleşebiliyor, bu yüzden sörf ve uçurtma sporlarıyla ilgilenenler burayı tercih ediyor. Gün batımı Çalış'ın en bilinen özelliği; batıya bakması sayesinde adaların arkasına inen güneşi net görüyorsunuz.
Fethiye–Göcek yönünde ilerlediğinizde Katrancı, Günlüklü ve Boncuklu koyları çıkıyor. Üçü de orman içinde, girişleri ücretli ve otoparkları var.
| Koy | Karakter | Kimin için |
|---|---|---|
| Katrancı | Çam gölgeli, sığ giriş, piknik alanı | Aileler, gün boyu kalanlar |
| Günlüklü | Günlük ağaçları, korunaklı küçük kıyı | Sakinlik arayanlar |
| Boncuklu | Dar, berrak, şnorkelle keşfe uygun | Su altı meraklıları |
Hafta sonu öğle saatlerinde otoparklar dolabiliyor; sab