Yayla gölleri Türkiye'nin en az konuşulan, en çok yorulunan rotalarından biri. Sahil kalabalığından kaçıp 2.000 metrenin üzerinde, sabah sisin göl yüzeyinden kalktığı bir yerde uyanmak istiyorsanız doğru yerdesiniz — ama bu rotalar Ölüdeniz'e ya da Pamukkale'ye gitmek gibi değil. Yol durumu, sezon aralığı ve gece sıcaklıkları planı baştan sona belirliyor. Aşağıda, bu gölleri gerçekten gezmiş birinin kafasına takılan soruları sırayla ele alıyoruz.
En sık gelen soru bu: "Temmuzda kar olur mu?" Cevap rakıma göre değişiyor ve bu fark birkaç yüz metrede bile hissediliyor.
Kaba bir çerçeve şöyle: 1.500–2.000 metre bandındaki göllere haziran başından itibaren rahatça çıkılıyor. 2.000–2.500 metre arası genelde haziran sonunu bekliyor; kuzeye bakan yamaçlarda kar yamaları temmuzda bile duruyor. 2.500 metrenin üstündeki buzul göllerinde ise güvenli pencere çoğu yıl temmuz ortası ile eylül ortası arasında sıkışıyor.
Peki en iyi zaman hangisi? Çiçek ve yeşillik istiyorsanız haziran sonu–temmuz başı. Böcek azlığı, berrak hava ve daha az kalabalık istiyorsanız ağustos sonu–eylül. Eylülde geceler sertleşir ama gökyüzü çok daha nettir; fotoğrafçıların tercihi genelde bu dönemdir.
| Dönem | Artısı | Eksisi |
|---|---|---|
| Haziran | Yeşillik, akan dereler | Kar yamaları, çamurlu yollar |
| Temmuz–Ağustos | Yollar açık, uzun günler | Kalabalık, sinek, öğleden sonra sağanağı |
| Eylül | Berrak hava, sessizlik | Sert geceler, erken kararma |
Karadeniz tarafı — Artvin ve Rize hattındaki göller — ormanla çevrili, nemli, sisli bir atmosfer sunar. Şavşat çevresindeki göller araçla yakınına kadar gidilebildiği için ilk kez yayla kampı yapacaklara uygundur. Rize'nin çay bahçelerinden yaylalara uzanan rotayı zaten planlıyorsanız bu gölleri aynı güzergâha eklemek kolaydır.
Doğu Anadolu tarafı daha çıplak, daha geniş, daha rüzgârlıdır. Bitlis'teki krater gölü, çevresindeki küçük göllerle birlikte tek başına bir gün ister; Van Gölü çevresi gezisiyle birleştirmek mantıklıdır. Kars tarafındaki göller ise yüksek bozkır hissi verir; Çıldır çevresinde kamp yapanlar için bu bölge tanıdıktır.
Toroslar ise en çok hafife alınan bölge. Aladağlar ve Bolkarlar'daki göllere ulaşmak çoğunlukla yürüyüş gerektirir; karşılığında Türkiye'nin en tenha kamp alanlarını bulursunuz.
Yüksek rakımda öğleden sonra ısınan yamaçlar bulut üretir. Sabah masmavi olan gökyüzü saat 14.00'te gök gürültüsüne dönebilir. Pratik kural: yürüyüşü sabah 07.00–08.00 gibi başlatın, öğleden sonra 15.00'te kampta olun. Gece sıcaklığı, gündüz 25 derece olsa bile tek haneli rakamlara inebilir; ağustosta bile sıfıra yakın değerler gören yerler var.
Bu, planın en kritik sorusu. Çoğu yayla gölünde asfalt, son yayla köyünde biter; sonrası stabilize ya da toprak yoldur. Sedan bir otomobille son 5–15 kilometreyi zorlamak yerine köyde park edip yürümek çoğu zaman daha akıllıcadır. Yüksek şasili araç işi kolaylaştırır ama 4x4 her yerde şart değildir; asıl belirleyici, son yağmurdan bu yana yolun ne durumda olduğudur.
Nasıl öğrenilir? En güvenilir yöntem, yola çıkmadan bir gün önce yayladaki bir işletmeyi ya da muhtarlığı aramaktır. Harita uygulamaları bu yollarda süreyi ciddi biçimde yanlış hesaplar; 12 kilometrelik bir stabilize yol bir saatinizi alabilir.